29 Nisan 2011 Cuma

Çocuk Ben : Yoldaki oyuncaklarım . . .


Zaman gerçekten her şeyin ilacıymış (mıymış?)
Benim gibi ,SABRetmekle arası kötü olanlar ne yapsın peki bu ilacı kullanabilmek için ?
Hiç bişey ,sadece durup beklesin ve beklerken kendini yesin,
Sabretmeyi Öğrenmenin ilacını bilen var mı ?
Zaman'ıda sevmiyorum ben,ama onu sevmemem sadece onu görmezden gelmemden ibaret
Biliyorum benden daha güçlü olduğunu
Ve onu görmezden gelmemin onu Çıldırttığınıda biliyorum
Kötü yanları beni fazla etkileyemezken iyi yanlarını olabildiğince kullanıyorum
Unutuyorum mesela zaman sayesinde kötü her şeyi
hiç kötü anım yoktur benim mesela
Yaralarım vardı bi zamanlar sadece bunu hatırlıyorum
Belki izleri vardır ben görmüyorum
Hiç birşey hissetmiyorum eskiden acıtanlara karşı
Yolumda bir sürü şey vardı,herkesin yolunda olduğu gibi,
Sevdim,yanıldım,ağladım,sevdiğimi sandım,elimden geleni yaptım
Oyalandım yolumda bi müdddet,oyuncaklarımdı yukarda saydıklarım
beni eğiten,büyüten,ağlatan oyuncaklar...
Ama o yolu geçmeye karar verince oluyor her şey
İlerliyorum hemde hiç arkama bakmadan
Sanki hiç olmamış hiç yaşanmamış gibi ilerliyorum
Bu ilerlemelere ve beni büyüten oyuncaklara Bayılıyorum . . .

28 Nisan 2011 Perşembe

Garip Ben : patlamış mısır,kaynamış mısır,mısır da mısır . . .

başım ağrıyor.
bazen hiç bişey yapasım yok bazen herşeyi yapasım var gibi.
Herşeyi daha çok kendim için yapıyormuşum,bu biraz kötü
iyi de olabilir ama benimki gibi çok olunca kötü.
Ben patlamış mısırdan hoşlanmazdım,hiç almazdım
şimdi hergün evde patlamış mısır yiyorum,seviyormuyum,sanmam,öylesine yiyorum işte.
öylesine yaptığım neler var acaba ?
Saçlarım kıvırcık benim ,ama kıvırcık denmesinden nefret ederim çok karışık hissi uyandırır bende ki
saçlarım karışık değil benim,dalgalı saçlı  deyin siz.
dün kar yağıyordu bugün güneş var havada,havada benim gibi karar veremiyor
hangi mevsime geçmesi gerektiğine,tek çelişkili ben değilim,doğa ile uyum içindeyim.
Şu an montreal sokaklarında bir parka oturup insanları izlemek isterdim.
Ne kadar değişik insan modeli var dünyada,hem somut hem soyut manada.
Ve ben bu nedenle genellemelere inanmam,o kadar çok insan o kadar çok farklı düşünce varki
bunları genellemek bir kalıba sokmak bence imkansız ve gayet gereksiz.
Mısır kaynatıyorum,olmuştur.

27 Nisan 2011 Çarşamba

Tatilci BEN : Yeni döndükk . . .


Doğum günüm nedeni ile Montreal,Kingston ve Toronto'yu içeren on günlük bir tatile çıkmıştık.
2 gün önce döndük ve bende düzenime yeniden alışmaya çalışıyorum.
Tatil süperdi , tek bi üzüntüm var oda Montreal de yaşayan sevgili MON CLEMENTIER ile
buluşup tanışamamış olmam,havanın ve montrealde 4 gün yerine 2 gün kalmanın azizliğini yaşadık,ama montreali çok sevdik ve en kısa zamanda yeniden gitmeyi ve mon clementier ile tanışmayı planlıyorum.
Yokluğumda yine sizleri çok özledim,doğum günü mesajlarınız mutlu etti beni,cevaplamam gereken mimler var,unutmamışsınız beni :)
tatilde biraz hastalandım,buz gibi smoothie içmekten boğazım fena oldu,
şimdi iyiyim,dışarda fazla yemek yemek hiç bana göre değil ev yemeklerini özledim
ve kesinlikle kahvaltı sorunu yaşadık, tamam bende eggbenedict seviyorum ama hergün hergün yenmez ki,kahvaltıda kızarmış patates de ne oluyor  anlamıyorum ,birde yanında bir dilim kavun ve ananas ,kel alaka, nerde bizim domates salatalık,beyaz peynir,zeytin,çay,simit.biliyorum çok klasik bi konuşma ve eminim onlarda bizim yemeklerimizin bazılarını çok saçma ve anlamsız buluyorlardır
tamamen yetişme tarzı ve alışkanlık işte.
ya peanutbutterlı reçelli ekmek,ya yoğurtlu granola,ya meyve salatası,yada patates kızartmalı bir yumurta çeşidi yiceksin dışarda kahvaltı yapmaya karar verdiysen.
Dışarda yemeyi tek sevdiğim şey Steakleri gerçekten  on numara,Türkiyede yemedim gerçekten öyle bir et.
Hele uzakdoğu mutfağının bazı çeşitlerinden nefret ediyorum özellikle teriyaki soslu herhangi bir şeyden,teriyaki sos bildiğin tatlı birşey ve onu etlere tavuklara koyuyorlar,düşünün ballı tavuk yada şekerli pirzola gibi.uzakdoğu mutfağı seçimlerimiz benim için zordu yani.
Yemek dışında,Mallları gezdik,sanat müzelerine ve kiliselere gittik,alışveriş yaptık,bol bol fotoğraf çektik,sevgilime biraz daha aşık oldum
böyle geçti vaktimiz.
tatil ile ilgili daha çok detay ve foto paylaşıcam yakında sizlerle.
Mutlu öpücük...
Toronto
Old Montreal sokaklarında faytonla...

1 Nisan 2011 Cuma

Şaşkın Ben : Ekmek Kavgası . . .


Bugün yolda kavga eden martılar gördüm ben ilk defa,
Birinin ağzında bir parça ekmek,diğer beş tanesi onun peşinde
Hayvanlar aleminde de işler bizdeki gibi yürüyormuş demek,
Ekmek derdindekiler ve gidip kendi ekmeğini bulmak yerine diğerlerinin ekmeğine göz dikenler
Şaşırdım...

30 Mart 2011 Çarşamba

Depresif ben : başlıksız yazı . . .

 

Gitmiyorum,hiç bir yere gitmiyorum,vazgeçtim evde oturucam...
hıh zaten nereye gidicektim ki her gün gittiğim ve tek sosyal hayatım olan
gym'e.
ama kendimi aynanın karşısında en güzel kıyafetlerimi giyip çıkartırken ve
sonunda birine karar verip,yaptığım en iyi makyajı yapmaya çalışırken buldum.
hı hı evet,bencede saçma,gyme gidiyorum altı üstü,ne kıyafeti ne makyajı ?
anladım ki ben dışarı çıkmayı,sosyal hayata karışmayı,giyinmeyi,süslenmeyi
insan görmeyi,onlarla konuşmayı,insanları izlemeyi özledim.biliyorum kulağa
fazla depresif geliyor ama böyle ,üzgünüm.
zaman benim için pekde kolay geçmiyor bu aralar,ki zaten sevmem kendisini
zor geçince daha da bir çekilmez oluyor.
spor yapmam lazımdı oysaki,akşam yiyeceğim yemeği hak etmem için.
vazgeçtim,o kılıkla ve makyajla oturuyorum şuan salonun ortasında
ve bana en iyi gelen şeyi yapıyorum,içimi döküyorum buraya...
Hep küçük bir yerde yaşamak istemişimdir,eski takipçilerim
bilirler,küçük dedik ama sokakda insan olmasın demedik be hacı,bu kadar da değil yani
hele ki ben,insandan beslenen ben,insan seven,insan izleyen,insanı merak eden ben.
sokaklarda,kar,martı,ve köpek bokundan başka birşey yok.
bakalım yazın gelmesini bekliyorum,bol bol yemek yapıyorum(fazla yemiyorum merak etmeyin
ama hala 55 kg yim :(),prison break seyrediyorum,gym e gidiyorum,hıı bide bu aralar
yakında gireceğim ehliyet sınavına çalışıyorum.
bide benim şu unutkanlığım ne olcak ya,acaip bişekilde unutkanım,eşim sallamdığım şeyleri unuttuğumu söylüyor,emin değilim haklı olabilir.okuduğum kitaplar aklımda kalsa alim olmuştum.kalmıyor bişey aklımda.bi yandanda çöplük gibi bi hafızam var desem ,bana hadi ordan dersiniz biliyorum ama gerçek,kimsenin hatırlamayacağı öyle boktan öyle minik detaylarda aklımda kalır yıllarca.anlamıyorum kendimi.yine çelişiyorum.
neyse bu aralar bende durumlar böylee işte...
Çelişen öpücük

21 Mart 2011 Pazartesi

Kardeş Ben : Dost ve ötesi . . .

Seninle mutfaktaki kare yada dikdörtgen masada oturmak,
önümüzde duran ters çevrilmiş fincanları birbirimize uzatmak,
acıkınca çok pişmiş domatesli peynirli makarna yapmak,
çatlayana kadar yemek,
odandaki yanyana duran  iki yatakta yatıp ne zaman değişicek hayatımız demek,
yine aynı yataklarda hayaller kurmak,
gece pencereyi açmana kızmak,
seninle alışverişe çıkmak,
bir sürü cips alıp annemden gizli eve sokup hepsini yemek,
beraber rejime başlamak,
Rejimi bozup gece şırdan yemek,
Felsefe yapmak beraber,
Tanıdığımız insanların adlarını değiştirmek,
rüyalarımızı anlatıp onlara anlamlar yüklemek,
anlatıklarım hakkında yorumlarını dinlemek,
bi odada sadece sen ben ve şarap şişesi yeni bir yılı karşılamak
o yılbaşında yaptığım çiğ tavuğu beraber yemek,
ananemin soğuk evinde kalmak beraber,
gece dedemden korkmak,
aynı şeylere gülmek,
saçlarımızı kesmek,
aynı saçları ve annemin koltuklarını boyamak,
aynı pazarlardan nefret etmek beraber,
aynı kıyafertleri,aynı ayakkabıyı almak,
ayna yapmak beraber,
Mezara gidicek şeyler paylaşmak,
dualarında olmak,
Öyle anlamlıymış ki,
senden kilometrelerce uzakta,ama yanındayım
hayatın bana vermediği ama benim arayıp bulduğum kardeşim,
seninle ilgili herşeyi çok özlüyorum,
sen özel bi insansın,hep böyle düşündüm
hayatımın sonuna kadar yanımda olmanı ve yanında olmayı istiyorum,
İyki DOĞDUN,iyki Hayatımda oldun,
Yeni yaşın hayatında istediğin  ve beklediğin herşeyi sana getiricek
görüceksin.
Seni çok seviyorum
sonsuza dek yanında olan kardeşin ...
CRN






18 Mart 2011 Cuma

Bittersweet Ben : Doz'dan haberler . . .


tam havalar güzelleşiyor,burayada bahar geliyor sanırım sonunda dedim,akşam bir kar fırtınası aslında baharın sandığım kadar yakın olmadığını hatırlattı bana.
Havalar güzelleşse yaptığım yürüyüşleri daha sık  yapıcaktım oysaki :( burda yürüyüş yapmayı çok seviyorum,gymde koşu bandında yürümekten nefret ettiğim için dışarda yürüyüp gymde koşu bandını es geçiyorum,an itibarı ile 55,5 kiloyum ve 50 kilo olmak istiyorum.
Gündüzleri hiç bişey yemek gelmiyor içimden oldum olası tek başıma yemekten nefret ederim meyve yiyorum sadece ve peanutbutterlı barlardan yiyorum 1 tane ve bol yeşil çay.
sabahları uyanır uyanmaz pc mi açıyorum,internetten gazete okumaya bir türlü alışamadım,napıcam bilmiyorum,bir süre hiç okumadım ama dünyadan bi haber oluyorum ve bundan nefret ediyorum bu nedenle bu günlerde alışmaya çalışıyorum netten okunan gazetelere,ama ben bi çok şeyde olduğu gibi bunda da gelenekselci halimi koruyorum gazeteyi elime almak sayfalarını çevirmek kokusunu hissetmek istiyorum.
tatile çıkmayı planlıyoruz yakında,daha doğrusu alışveriş için tatile çıkmayı planlıyoruz ama bunun için konsoloslukdan gelmesi gereken kağıtlarımı bekliyorum,birazdan postaneye doğru rutin bir yürüyüş gerçekleştirilicek tarafımdan.
sevgilimin basketbol öğrencileri march break bittiğinde bize hockey öğreticek ,yani şey aslında hockey değil :) kaymayı öğreticekler buzdaa,hockey öğrenmenin ilk yolu buzda kayabilmek :) bunun için sabırsızlanıyorum.
USA e Las vegas 'a taşınma durumumuz vardı,eşim yeni bir iş teklifi almıştı,ama düşündük ve şuan için burda kalmamızın bizim için daha iyi olcağına karar verip reddettik teklifi,umarım bizim için iyi bir karardır ,hiç bir fikrim yok,zaman göstericek bunu,ama bildiğim bir şey var,sanırım yaşadığım yeri seviyorum.
1-2 ay sonra çalışmaları başlicak olan bir festival de gönüllü olarak çalışma ihtimalim gündemde buda beni korkunç heycanlandırıyor.bir sürü farklı grupların sahne alacağı firework showların olacağı birkaç günlük bir organizasyon umarım en kısa sürede başlarım.
ve bir yandan da ev bakıyorum.1 ay sonra taşınabiliriz.
Doz'dan son haberleri dinlediniz.
bittersweet öpücük.

15 Mart 2011 Salı

Yine BEN : Bişeyler . . .


  • Kendimi özlüyorum bazen,buluşamadığımız zamanlarda merak ediyorum kendimi,neler oluyor acaba içimde,neden dış hayat ve iç hayat paralel ilerleyemiyor benim hayatımda,neden dış hayat yoğunsa iç hayattan ses çıkmıyor,yada neden dış hayat yokken kendini gösteriyor içimdekiler.
  • Geçenlerde düşündüm ve karar verdim,bir çocuğa çok sevgi vermeyeceksin,evet çok sevilen sevildiği ona her fırsatta hissettirilen insan sevgiye doymuyor,tam tersi iştahı dahada çok açılıyor,herkesten bekliyor aynı sevgiyi,sevgi gösterilerini, halbuki herkes aynı sevmez,sevemez,herkesin farklı bi sevme biçimi var,herkesin farklı bir sevme kapasitesi.alıştığını bulamayınca mutsuz oluyor sevilmiyorum sanıyor,yanılıyor...
  • İçimdeki şiddet sever tarafımı anlamaya çalışıyorum bu aralar,buna nerde ne zaman sahip olduğumu merak ediyorum gerçekten.manyak değilim korkmayın :) sadece box,kickbox,ufc bu tarz sporlara bayılıyorum,çocukken babamla dövüşmeye bayılırdım,babam 'bak ağlicaksın devam etmeyelim' derdi,canım acırdı yinede bayılırdım dövüşmeye.ergen yıllarımda biri bana çatsada üstüne atlasam diye beklerdim (çocukluk işte:) şimdilerde bulunduğum yerde bu sporu gerçekten yapmak isityorum gerçekten dövüşmek istiyorum,anlamanızı beklemiyorum,içimdeki hisse sahip olmayan kimse anlamaz bunu.
  • yakında tüm eşyalarım gelicek türkiyeden mutlu hissediyorum bununla ilgili.herşeyime kavuşucam sonunda,tabi gelmesi yaklaşık 1 ay sürecek ama olsun buna değer.
  • İçimden fışkıran bi sevgi var benim,herseye ve herkese sarılıp öpmek istiyorum.bi hayvan isityorum bunun içinn,en kısa zamanda sarılıp sıkıp öpeyim diye :)
  • geçen lahmacun yaptım süper oldu,walla bak.
  • Nargilee özledimm yaaa ,off birde türk kahvesii ikisi olsaydıı ne olurduu sanki :(
  • annem komik kadındır,özledim onu,bloglar kapandı okuyamıyor beni,dert olmuş içine,Azerbaycanda yaşıyorlar normalde babam ve doziile ama bu aralar türkiyede kendisi.
  • Babannemi özlüyorum sık sık,yanımda bana yol göstericek bir yaşlıya o kadar ihtiyaç duyyyorum ki bazen,işin içinden çıkamayacağımı hissettiğim anlar oluyor herkeste olduğu gibi,ve beni anlayan destek olan deneyimli birinin yanında olmasının ne demek olduğunu o an anlıyorum.
  • Babamla tavla oynamayı,aynı şeylere gülmeyi özlüyorum.Bazen birtek babamın beni GERÇEKTEN sevdiğini düşünüyorum sadece ben olduğum için tüm eksiğim ve kusurlarımla...

27 Şubat 2011 Pazar

Ödüllü BEN : okunması en keyifli olmak çok keyiflii . . .

Okunması en keyifli bloglardan seçilmişim , bunu duymak harika bi duygu ki blogumun ortaya çıkma nedeninden hayli uzak,ben bu blogu açtığımda yani tam 6 ay önce sadece hissettiğim şeyleri hisseden,düşündüğüm gibi düşünen,benle aynı fikirde olan insanlar varmı sadece bununla ilgileniyordum,hiç bir zaman izleyici kitlemi arttırmak gibi bir gayem olmadı,sadece içimdekileri paylaşmak ve aynı şeyleri düşünen insanların sesini duymaktı amacım,bugün geldiğim nokta beni yeterince tatmin ediyor,hemfikirde olduğum insanlar olduğunu bilmek harika bi duygu,yeryüzünde yalnız olmadığımı biliyorum,benimle aynı hisleri paylaşan insanlar var aranızda,paylaşmayanlarlada hiç sorunum yok,farklı fikirleri dinlemeye bayılırım zira,daha iyisini bulana kadar bulduğum son fikir en iyi fikir ama belki farklı bi fikir tüm hayatımı yeniden inşa etmeme  neden olabilir.
Normal hayatta korkunç sosyal bi insan olduğumu söyleyemem,yani günümüzde algılanan anlamda sosyal değilim bence,gecelere akmaya hiç bayılmam(dans etmeye bayılmama rağmen),alışveriş merkezlerine deli olmam(kıyafetere fazla ilgi duymama rağmen),kızsal dedikodulara bayılmam(yeterince kız arkadaşım olmasına rağmen) ama burda tanıdığım ,okuduğum insanların pek çoğu ile gerçek hayatta tanışıyor,sohbet ediyor olmayı isterdim.Blog yazmak bi birikim isityor bence,paylaşıcak birşeylere sahip olmak istiyor,bazı deneyimler isityor,kendinle geçirilmiş bir zaman isityor,bir bakış açısı istiyor,yazılan eğri yada doğru bence bir insanın bi fikri bile olması yeterince değerli,söylicek bişeylerinin olması gayet anlamlı.
Hayat gerçekten sandığımızdan daha basit,eskiden kendine bakmayan kız arkadaşlarıma derdimki ' kızlar her daim bakılmlı ve güzel görünmelisiniz ,hayatınızın erkeğinin sizi bakkalda mı asansörde mi bulacağını bilemezsiniz'gerçekten  böyle,büyük ve hayatınızı değiştirecek olaylar bazen çok basit gördüğümüz küçümsediğimiz yerlerde , hayatımızı etkileyecek sözler, fikirler,fırsatlar,hiç tahmin etmediğimiz yerlerden çıkıyor.ben sizlerle beraber,öğrenmeye,büyümeye,kendimi sevmeye,eksiklerimi fark etmeye,kendime kızmaya,sevinmeye,yani yaşamaya devam ediyorum.
Bu ödüle sahip olmama neden olan MEDANŞERİ 'ye teşekkürlerimi fışkırtıyor
ve bu ödülü dağıtmaya devam ediyorum...
Çocukken öldüm Ben
Mon clementier
Evlilik halleri
kırmızı balık
unutma bahçesi

20 Şubat 2011 Pazar

Garip Ben : tadilat nedeniyle çevreye verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim...

Ben sandığım , aslında ben değilmişim,Bildiğim bi ben vardı ama o olduğuma emin değilmişim.
Yine bildiğim,inandığım binanın yıkılmaya hazırlandığı günlerdeyim , sancılı oluyor,ilk aşama gerçeği
kabullenmemek ,direnmek,acı çünkü gerçek,batıyor ruhuma,ikinci ve şuan içinde bulunduğum aşama
şokla beraber gelen bi kabulleniş,evet inanmıştım ama o değilmişim demek,diyebilmek,böyle davranacağımı
bilmezdim diyebilmek,insan etrafında  fazla sorgulayan insan olmayınca,ve etraftaki örnekler kendinden kötü olunca kendini bi bok sanıyor,he he iyiyim ben diyor,aştığını filan sanıyor. ve Bi gün biri çıkıyor diyorki,sen tartışma konularını uzatıyorsun,sende diyorsunki ama ben daha kötülerini günlerce uzatanını gördüm ,oda diyorki ben hiç uzatmayanını gördüm,daaaannn ,orda duruyorsun söylediğin bir özür değil anlıyorsun.sonra sana diyorki sen bazı zor anlarda mantığını kaybedip duygularınla hareket ediyorsun,sende diyorsunki hep duygularıyla hareket edip hata yapanlar gördüm,oda diyorki mantığı en kötü,en zor  anda bile devrede olanları gördüm,yine duruyorsun.içinden saçmalama sen ne biliyosun ki diyorsun,biraz saydırıyorsun ona. sonra biraz durup düşünüyorsun içinden bi ses,düşünmen gerektiğini söylüyor demekki içinde bi yerlerde biliyorsun aslında sende öyle bi sorunun olduğunu.başkasından duymak hiçde güzel değil biliyorum,ama değişmenin başka yolu yok ,acılı ,sancılı,kırıcı ama hepsi daha iyi bir BEN yapıcı. bu nedenle tadilattayım,
ve yakında bi üst modelimle yine karşınızdayım . . .
KIZGIN ÖPÜCÜK

Notsa: biliyosunuz bu öpücükler benim ruh halimi yansıtıyor ve bu kızgın öpücük binamı hiç acımadan yıkana gitsin...

2 Şubat 2011 Çarşamba

Özgür Ben : En sevdiğim HAYVANım...

İçinde sakladıklarını biliyorum,sakladıklarımıda.
Öfkeni,kıskançlığını,öldürme isteğini,kırma isteğini hepsini biliyorum.
Bunu bildiğimden beride hiçbir katile 'gerçekten' kızamadım,yada hiçbir hırsıza,yada hiçbir gerçek suçluya.
Bende sahibim çünkü onun sahip olduğuna.
Neyin kime ve neye göre doğru yada yanlış olduğu umrumda değil,umrumda olan tek şey 'Gerçek'.
Tek farkımız, Ben yani Sen ,bastırıyorsun içindeki 'kötü isteği',o sadece engel olamıyor içinde beslediği Hayvanına.
Eminim yaptığı her kötü şeyden sonra pişman oluyordur,ama bunun gerçeğe bi faydası yok.
Uzaklarda,başkalarında,başka yerlerde aradığımız şeyler,başkalarında bulduğumuz noksanlar aslında hep tam içimize kaçmış şeyler ve bakmayı hiç akıl edemediğimiz yerdeler.
İrade,
en sevdiğim kelime,
içimde beslediğim vahşi hayvanımın adı İRADE,
Onu dizginlediğim kadar İnsanım,özgür bıraktığım kadar Hayvan.
İrademin tasması benliğimin Büyük yargıcı ViCdanımın elinde.
İplerini sıkar bazen,bazı şartlarda,bazense olabildiğince gevşek ,yinede kaçamicak kadar sıkı bırakır.
Unutma,O izin verdiği kadar özgürsün İRADE
ve
Vicdanımın verdiği doğru kararlar kadar HÜR'üm bende...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails